Aşağıdaki telefonlardan bize ulaşabilirsiniz

(Use these numbers to reach us)

+90-534-551 0 551

+90-242-316 39 39

+90-530-951 51 66

Diğer ameliyatsız tedavilerimiz (Other nonsurgical treatments)

Prof Dr Saim Yılmaz

"Varikosel hastalarının büyük çoğunluğu

embolizasyon yöntemiyle ameliyatsız

olarak tedavi edilebilir"

 

Varikosel embolizasyonu aslında dünyada 1979 yılından beri yapılan ve son 10 yılda gittikçe popülaritesi artan bir tedavi yöntemidir. En büyük avantajı, embolizasyon sırasında testis toplardamarından venografi yapılabilmesi ve reflü yapan damarın tespit edilebilmesidir. Böylece, embolizasyonla sadece reflü yapan zararlı damar kapatılırken reflü yapmayan normal toplardamarlara dokunulmamış olur.  Embolizasyonun ayrıca, lokal anestezi ile yapılması, hastanın birkaç saat sonra taburcu olabilmesi ve işlemden sonra enfeksiyon, hidrosel ve testis hasarı olmaması gibi diğer önemli avantajları da vardır. Yapılan bir çalışmada, hem cerrahi operasyon hem de embolizasyon uygulanan hastalara hangi yöntemi tercih ettikleri sorulmuş ve tüm hastalardan embolizasyonu tercih ettikleri cevabı alınmıştır (Feneley ve ark, Br J Urol).

Varikosel embolizasyonu nasıl yapılır?

Varikosel embolizasyonu, girişimsel radyologlar tarafından anjiografi cihazı yardımıyla uygulanan bir tedavi şeklidir. Bunun için önce hastanın koltuk altı ya da kasığı uyuşturulur ve bu bölgeden ultrason rehberliğinde toplardamara ince bir kılıf yerleştirilir. Daha sonra kateter adı verilen ucu kıvrık ince bir boruyla varikoselin bulunduğu taraftaki testis toplardamarına girilir. Bu aşamada hastadan derin bir nefes alıp ıkınması istenir. Valsalva manevrası adı verilen bu hareketle karın içindeki basınç artırılarak hastalıklı testis toplardamarında reflü oluşması sağlanır. Aynı anda testis toplardamarına kateterden özel bir boya enjekte edilir ve anjiografi cihazında hangi damar ya da damarlarda reflü olduğu tesbit edilir.

Bundan sonra sıra reflü yapan damarın kapatılmasına gelmiştir. Bunun için önce kateter içinden testis toplardamarına en az iki farklı noktadan koil adı verilen özel teller yerleştirilerek mekanik tıkanma sağlanır. Daha sonra, bu koillerin arasındaki toplardamar kesimine aynı kateterden hava ile karıştırılarak köpük haline getirilen ve damarları büzerek tahrip eden bir madde enjekte edilir. Amaç, reflü yapan damarla çevredeki diğer toplardamarların bağlantısını keserek ileride varikoselin tekrarlama ihtimalini azaltmaktır.

 

 

Reflü yapan damar kapatıldıktan sonra, hastadan tekrar ıkınması istenir ve aynı anda kateterden boya verilerek başka reflü yapan damar kalıp kalmadığına bakılır. Reflü yapan başka damar tesbit edilirse aynı yöntemle kapatılır. Başka damar tesbit edilmezse kateter dışarı alınır ve işlem sonlandırılır.

Embolizasyon tamamlandıktan sonra hastanın damara giriş yerine kısa süreli bası uygulanır ve bandaj yapılır. Koltuk altından giriş yapıldıysa 1-2 saat sonra, kasıktan giriş yapıldıysa 4-5 saat sonra hasta taburcu edilebilir. Hasta ertesi gün işine başlayabilir.

Video bilgilendirme: Varikosel embolizasyonu animasyonu 

Eğer hastada varikosel iki taraflı ise, aynı seansta her iki varikosel de tedavi edilir. Bunun için karşı taraftaki testis toplardamarına da aynı kateterle girilir, hasta ıkındırılır ve çekim yapılarak reflü yapan damar tesbit edilir. Daha sonra da aynı teknikle bu damar da kapatılır. İki taraflı varikoseli olan hastalarda embolizasyonla her iki taraf aynı seansta ameliyatsız olarak tedavi edilebilir. Bu, embolizasyon yönteminin en önemli avantajlarından birisidir.

 

 

Varikosel embolizasyonunun avantaj ve dezavantajları?

Embolizasyonla cerrahi operasyonlar arasındaki en temel fark embolizasyon sırasında reflü yapan damarların venografi çekimi ile anında tesbit edilebilmesidir. Bu sayede embolizasyonda sadece hastalıklı damar kapatılır, sağlıklı toplardamarlara dokunulmaz. Oysa cerrahi operasyon sırasında hangi toplardamarda reflü olduğunu kesin olarak anlayabilmek mümkün değildir. Bunun için cerrahi sırasında diğer damarlara göre daha kalın ve kıvrıntılı olan toplardamarların reflü yapabileceği düşünülür ve bu damarlar bağlanır. Ancak bu varsayım her zaman doğru değildir. Bazı durumlarda tamamen normal görünen damarlarda reflü saptanırken daha kalın damarlar sağlıklı olabilir.  

 

 

Varikosel embolizasyonunun cerrahi operasyonlara göre belirgin bazı avantajları vardır:

  • Cerrahi operasyon sırasında toplardamarlar dıştan bağlanır. Bu esnada sağlam toplardamarlar yanında testisin atardamarları ve lenf damarları da yanlışlıkla bağlanabilir. Embolizasyon ise, tamamen toplardamarın içinden yapıldığından atardamar ya da lenf damarı gibi diğer damar sistemlerine istenilse bile zarar verilemez. Bu nedenle embolizasyon tedavisinde atardamar tıkanmasına bağlı testis hasarı ya da lenf damarlarının bağlanması sonucu hidrosel gibi problemler görülmez.

  • Hastada iki taraflı varikosel varsa, embolizasyonla her ikisi de aynı seansta tedavi edilebilir. Cerrahi tedavide ise, her iki taraf için ayrı kesiler açılması gerekir.

  • Hastada varikoselle birlikte bacaklarda da varis varsa, her ikisinin nedeni de testis toplardamarındaki reflü olabilir. Bu durumda embolizasyon ile her iki problemin de nedeni tedavi edilmiş olur.

  • Embolizasyonda yara izi ve dikiş yoktur, tüm işlem koltuk altı ya da kasıktaki bir iğne deliğinden yapılır.

  • Cerrahi tedavide çoğunlukla genel anestezi (narkoz) ya da spinal anestezi (belden iğne) kullanılırken, embolizasyonda sadece iğnenin giriş yeri uyuşturulur.

  • Cerrahi yöntemde, hastaların bazen hastanede yatması gerekebilir. Embolizasyonda ise hastalar birkaç saat sonra evlerine gidebilirler. Embolizasyondan sonra, hasta fiziksel açıdan yorucu işlerini bile 1-2 günde yapabilir duruma gelirken, cerrahi operasyonda bu süre haftaları bulabilir.

Varikosel embolizasyonunun en önemli dezavantajı, her yerde yapılamaması, teknik ekipman (radyolojik anjio cihazı) ve deneyimli hekim+personel gerektirmesidir. İşlem sırasında hastanın aldığı radyasyon dozu son derece düşüktür, ancak işlemi yapan hekimin yine de bu konuda bilgili, tecrübeli ve duyarlı olması önemlidir.

Video bilgilendirme: Varikoselde Embolizasyon tedavisinin üstünlükleri

VARİKOSEL EMBOLİZASYONU VE BİR UZMAN GÖRÜŞÜ

 

Aşağıda, Şikago Üniversitesinden Prof Stephan Smith ve Luke Sewall' ın varikosel embolizasyonu ve cerrahi tedavi ile ilgili "Endovascular Today" isimli dergide çıkan yazıları yer almaktadır.

 

Yazının Türkçe çevirisini görmek için için tıklayınız: 

 

Yazının orijinal metnini görmek için tıklayınız:

Varikosel embolizasyonunun aşamaları: Koltuk altı ya da kasık toplardamarına bir kılıfla girilir, reflü yapan testis  toplardamarı venografi ile tesbit edilir, sonra da koiller veya zamk (glue) ile kapatılır. Varikosel damarları da köpük verilerek tedavi edilir. İşlemden 10 dakika sonra hasta masadan kalkıp yürüyebilir, birkaç saatlik gözlemden sonra normal hayatına dönebilir. 

İki taraflı varikoseli olan hastalarda, embolizasyon yöntemiyle her iki varikosel aynı seansta tek girişten ameliyatsız olarak kolayca tedavi edilebilir. 

İki tane testis toplardamarı olan bir hastada, öngörülenin aksine kalın damarda reflü yok iken ince damarda testise kadar uzanan reflü izleniyor ve bu damar embolize ediliyor. Böyle bir hastada cerrahi uygulansaydı, hangi damarda reflü olduğu bilinemeyeceğinden ya reflü yapmayan kalın damar bağlanarak varikosel tedavi edilmemiş olacak, ya da her iki damar bağlanarak varikosel tedavi edilecek ancak normal bir damar da boş yere bağlanmış olacaktı.

VARİKOSEL EMBOLİZASYONU